17 Haziran 2013 Pazartesi
Stalker (1979)
Bu filmi sanki Aysema yaşamış, ben çekmişim. Ya da Aysema oturup kahve içerken bu filme benzer şeyler hissetmiş, aynı şeyi başka yerde ben de hissetmişim. Bana uçan tabaklar göndermiş Aysema. Ben de tabağı bir gazetenin üzerine koyup gecenin bir yarısı o tabağa kafamı koymuşum. Kıvrılıp uyurken Aysema böyle bir rüya görmüş sanki sonra gelip bana anlatmış. Ben de görmüş kadar olmuşum. Huzursuz ve bitkinmişiz. Hafızamızdan silinmeyen, ama silinmiş ve hiç yaşamamışız gibi bir dünya olsun mu diye düşünüyoruz. Hayatı sevebilir miyiz diye sorarken hayattan bize ne diyormuşuz gibi. Aysema elindeki tek nüshadan okumuş bu filmi, ben de ondan okumak için ödünç almışım gibi. Sadece ondan alınabilirmiş. Çöl iklimine sığınıp Alaska'nın soğuğuna alışkınmışız. Her şeyi tersten, tekrar ve defalarca. Uzanımsız uykulardan, münferit bir rüya fakat ikimiz de yaşamış kadar, hayatımız boyunca içine düşeceğimiz bir film. Ramak kala daima. Aysema seslendirmiş, ben dinlemişim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder