21 Eylül 2011 Çarşamba

Attenberg (2010)

Öncelikle neden bu kadın diye soracağınızı düşünüyorum. Dahası neden bu film? Yunan sinemasında neler oluyor sorusunu ancak Kynodontas ve Attenberg'i izledikten sonra düşüneceksiniz belki...


Attenberg:

Kynodontas'ı izledikten sonra ben de alışkanlık haline gelen, zincirin ilk halkasından sonra diğer halkalara da dokunma işi beni 2010 yapımı Attenberg filmine getirdi. Filmin getirdiği sese kulak verirsek zaten buraya gelmemem düşünülemez.

Athina Rachel Tsangari, 99'da Texas Austin Güzel Sanatlar Fakültesinde yüksek lisans yapmış. Yunanistan'da bir çok filme yapım aşamasında destek vermiş, bazı filmlerin alt yapılarında çalışmış. Giorgos Lanthimos'un tüm filmlerinin yapımcısı. Bu senenin sonunda gösterime gireceği söylenen Alps'da dahil.


Attenberg, Kynodontas'tan bir yıl sonra ortaya çıkıyor. 67.Venedik Film Festivali'nde Altın aslan için yarışıyor. Ödülü Aleksandr Sokurov alıyor. (Ödülü alan Faust tarafımdan henüz izlenmedi.)



Başrollerinde, Ariane Labed, Vangelis Mourikis, Evangelia Randou, Giorgos Lanthimos oynuyor. Ariane Labed oynadığı marina rolüyle Angers European First Film Festivali, Greek Film Academy Awards'de ve 67. Venedik Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü alıyor.

Venedik Film Festivali'nde film eleştirmeni Peter Bradshaw; 'açısal, karmaşık, emici ve belli belirsiz rahatsız edici bir film' diyor film için. Evet, her şeyiyle öyle.


Film, festivallerden ödüller aldı, almaya devam ediyor. Yunan son dönem filmleri gibi bu da kendisini unutturacak gibi değil. [Geçelim bunları.]



Çoğu zaman bir adaya düşsem yanıma 3 şey almayı düşünmeyeceğimi hissediyorum. Çoğu zaman bir adaya düşsem hiçbir şeyi özlemeyeceğimi, belki baş ve regl ağrısı için antibiyotik ihtiyacı hissedeceğimi ama o da çok sürmeyeceği için, biliyorum... Ya da bir adaya düşme ihtimalini hiç hesap etmedim. Bu kolayca hesaplanabilir. Bir gemi yolculuğuna çıksam ve geminin rotası okyanustan geçse önce korsanlar kaçırsın beni sonrasında bir adaya bıraksınlar. Evet. Neyse. Filmde bir adada değiller ama demek istediğim dış dünyaya karşı hissizlik, dış dünyaya kapalılık uzakta bir adadayken de yaşanmayabilir. Kaldı ki adada günlük hayatınızı geri istersiniz.

Marina'nın cinsel isteksizliğine rağmen arkadaşından gördükleri dolayısıyla cinselliği deneyimleme çabası, sonuçta büyük bir orgazm yaşamadan bu işi de aradan çıkarmasının dünya üzerinde 'rahatsızlık' olarak yorumlandığını biliyorum. Farklılık rahatsızlıktır. ÇOğunluğa göre normal olanın dışındaki 'başka' değildir, rahatsızdır. Beni etkileyen tam da bu farklılığı. Tüm ezberleri bozan özelliklerle donatılmış bağımsız insan...

Kendimi 2008 ve 2009 senelerinde belgesel manyağı olarak hatırlıyorum. İşler ve okul dolayısıyla eskisi gibi değilim. Belgesellerin beni nasıl heyecanlandırdığını anlatamam. Bütün gece sabahlara kadar. Sabah beklediğim belgesel bölümleri vardı. Üstün özellikleri hayvanların bir de tabi bize benzemeyen kendilerine özgü hareketleri. Marina ve babasının bir odada belgesel izleyip durmaları ve Gorilleri taklit etmeleri bende sempati uyandırıyor. Film bitti. 93 dakika, ama uyandırdığı hisler devam ediyor. Güzel bir film sonrası: film benim için bitmiyor...


Bu denli yalnızlık, yabancılaşma ve kopukluk elbette bazı çocukluk anılarını canlandıracaktı. Marina:eskiden ben büyüdüğümde NASA'da astronot olacağımı konuşurduk. yeni bir gezegen keşfedecektim. Plüton'u... Babasıyla filmde gördüğümüz son konuşmasıydı. Tabi babanın bu ölü anıya yanıtı daha güzeldi: - 20. yüzyılı boykot ediyorum. Gereğinden fazla büyütüldü. Onu bıraktığım için de üzgün değilim... İhtiyar bir ateistim, diye devam ediyor.

Kendimde sevdiğim şey sahip olduğum bu büyük turist ruhu. Her zaman biraz yabancıyızdır. Bir hikaye anlatılıyor ve hikaye hoşunuza gitmeyebilir. Bu sizin hikayeniz de olsa. Sanırım hayatın ne kadar geniş olduğuyla ilgilenmek hem gerekli hem gerekli değil. Çünkü bir şeylerin, bitecek olmasına rağmen bu kadar değerli olmasını anlayacak o gizem yok bende. Biraz Marina olmak lazım biraz da olmamalı.

Ne dediğimi biliyor muyum ki konuşuyorum?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder